Avrupa Birliği Yolunda..

Avrupa Birliği ile ilgili olarak çok şey konuşuldu ama Avrupa Birliği ile gelen destekler, ne yazık ki toplumda çok fazla bilinmemekte. Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu kamuoyunu AB hakkında bilgilendirmek, yerel ve ulusal oluşumlar ya da kurumlarla işbirliğini artırmak ve belirli hedef gruplarının yerel düzeyde AB hakkında bilgiye kolaylıkla ulaşabilmelerini sağlamak için, Türkiye’nin çeşitli illerinde bilgi ağı oluşturdu.

Bu bürolarda birçok hizmeti sundu. İş adamlarından, öğrencilerden, hukukulardan, bankacılardan, kısacası toplumun her kesiminden gelen bilgi taleplerine cevap verilmesi hedeflenildi. Ancak yine de, projeler yeterli seviyeye bir türlü gelemedi. Şu anda 12 merkezde AB Bilgi Büroları yer almakta. Gaziantep, Diyarbakır, İzmir, Mersin, Kayseri, Denizli, Bursa, Trabzon, Samsun, Antalya, Adana ve Van illerimizde AB Bilgi büroları bulunmaktadır.

Genişleme, Avrupa Birliği’nin en öncelikli konularından biri. Genişleme süreci, üye devletlerin ve aday ülkelerin vatandaşlarını etkileyecek köklü değişiklikler getiriyor. İşin aslına bakılacak olursa, bizde bir gelenek vardır. Bir üniversiteyi ziyaret için cumhurbaşkanı geleceğinde, yollar bile neredeyse sabunlu suyla yıkanır. Herşey baştan aşağı yenilenir. Arabalar park edilmez, çekilmesi için anons yapılır.

O günlüğüne olmak üzere yapmacık da olsa, herkes silkelenip kendine gelme çabası içine girer. İşte Avrupa Birliği’ne üye olma çabasının sonucunda da, toplum olarak yenilenmemiz gerektiğini farketme imkanı bulduk. Avrupa Birliği de, ortak havuza aktarılan paralardan pay almak istiyorsanız proje getirin. Proje geliştirin, hayata geçirin. Standartlarınızı yükseltin, mesajını verdi. Bu da haliyle, toplumun birçok kesiminde kendini zorlama kapılarını açmaya yaradı.   

Bu bağlamda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Avrupa Birliği’nin amacı KOBİ’lerin bugünün bilgi temelli ekonomisinde karşılaştıkları zorluklarla mücadele güçlerini artırmak için çevrelerini geliştirmek ve başarılı girişimciliği teşvik etmektir. İşletmelerin ve KOBİ’lerin desteklenmesi için AB’nin temel politika aracı 2001 – 2005 yılları için Çok Yıllı Girişim ve Girişimcilik Programı’dır. Program’a Türkiye de katılmaktadır. KOBİ’lerin yararlanabileceği daha birçok Avrupa Komisyonu Programı ve politikası bulunmaktadır. Ayrıca Türk KOBİlerin yabancı Avrupalı KOBİ’Lerle işbirliği geliştirilmesine yönelik Avrupa Bilgi Merkezleri (EIC) ve İşletmeler arası İşbirliği Bürosu (BRE) programlarının yanı sıra Avrupa Yatırım Bankası’ndan KOBİ’lere sağlanan kredilerden de faydalanması mümkündür.

Türkiye’deki KOBİ’ler Türkiye’nin katıldığı Topluluk Programları çerçevesinde Eğitim alanında Leonardo Da Vinci Programı ve Socrates Programı, Bilgi Toplumu alanında E-İçerik ve AR-GE Üzerine 6. AT Çerçeve Programı, Sosyal Politika alanında Cinsiyet Eşitliği Programı ve Girişimcilik alanında İşletme ve Girişimcilik için Çok Yıllı Program’dan faydalanabilmektedirler.

Konu ile ilgili ayrıntılı bilgilere, www.hakantopuzoglu.com/ab adresinden ulaşabilirsiniz. Bu projelerle ilgili resmi site adresi ise, www.avrupa .info.tr dir.

Kısa bizim demek istediğimiz şu ki, “Eğer biz kendimizi geliştirmeye karar verdiysek, Avrupa Birliği Destekleri bu konuda ufkumuzu açmak için çok önemli bir fırsat. Bugüne kadar, fırsatları değerlendirmek yerine kahvehane köşelerinde Türkiye’yi kurtaracakmış gibi yorum yapmayı tercih ettik. Ya da, çaylı pastalı oturmalarda, sonuca ulaşmayan tartışmalar yaptık. Bizi en çok futbol maçları ve Kurtlar Vadisi dizisinde, Polat Alemdar’ın karizması ilgilendirdi.

Ancak, bugünden sonra bu böyle olmamalı kanaatindeyiz. Muassır medeniyetler seviyesine ulaşabilmek için, yenilikçi, değişimci, gelişimci düşünmeyi başarmalı, projeler geliştirmeli, sadece geliştirmekle kalmayıp hayata geçirmeliyiz. Daha pratik bir yaşam, anam babam usülü ticaretin ahlaki temellerini gözardı etmeyen teknoloji ile yoğrulmuş ticari anlayış, çalışanlarımıza daha iyi imkanlar sağlanan bir ortam, tüm Dünya’yı Pazar olarak gören ve iç ticaretteki çalkantılardan etkilenmeyen ticaret hepimizin istediği kavramlar.   

Öyleyse, haydi proje geliştirmeye…

30 Ocak 2006