Türkiye Bizi Bekliyor

Halkı dinlediğiniz zaman, ciddi şekilde bir umudun, bir ümidin peşinde olduğunu, çıkmazlardan kurtulmak istediğini anlarsınız. Öte yandan ise kendi başına çözüm bulmakta güçlük çektiğini fark edersiniz. Ve liderlik iddiasıyla ortaya çıkanların ise olayı ne denli çözümsüzleştirdiğini fark edersiniz. Oysa, Türk milleti zaten liderlik vasıflarını taşıyan bir millet. Sadece koordinasyonu sağlayacak, bu vasfın fark edilmesini sağlayacak, beyinlerden geçeni aktaracak birilerine ihtiyaç duyabiliyor zaman zaman. Bu kişiye de lider değil, koordinatör deme daha doğru olur. Hatta hiçbirşey demeyelim, herkes işine baksın mantığı daha da doğru.İstanbul gezisini iyi inceleyince, bizim çalışma yapmaya hazırlandığımız 2 alanın tıkanma noktasına geldiğini ve Türkiye’nin bizi ve çalışmalarımızı dört gözle beklediği gayet aşikar. Bu alanlardan biri medya, diğeri siyaset. Teknolojiye çekidüzen verme mücadelemizi de geliştirmek esas.Medya başlığı altında gazete, TV, ajans düşünülmeli. Bu konuya ilişkin çözümleri hızla geliştirmeliyiz. Çünkü; yerel medya her zaman 2.plandadır. Reklam alma şansı, aldığında talep edilecek ücret oldukça düşüktür. Öte yandan haberler birbirine benzer, 3. sayfa haberleri hala en öze batan haberlerdir. Halkın içinde gezip, halkın nabzını yoklayan muhabirlerden çok, vali, kaymakam, belediye başkanı, ziyarete geldiğinde ise milleti tümden bırakıp vekilini takibe alan muhabir kitlesiyle karşı karşıyayız. Öte yandan siyasi tıkanıklığa geçmeden önce, medya patronlarından kaynaklanan sorunlardan dolayı Babıali tıkanmış durumda. Yeniden yapılanmalar (çıkarılmalar, patronun adamları ya da sevdiği kişilerin iş başında kalması) o alanda tıkanmanın başlangıcı sayılabilir. İşte bu yüzden Türkiye bizi bekliyor. Sistemin değil de şahısların hakim olduğu ortamlarda karmaşa her zaman vardır. Türkiye’de medya ve siyasetin iş yapılan değil de ortalık karıştırılan yerler olmasının sebebi bu galiba. Daha önce yaptığımız işlerde de aynı tepkiyi veren insanlar, ütopik düşünüyor kanaatini sunabilirler. Ama; Türk İnternet Birliği’nde bir ilki gerçekleştirmiş olmanın mutluluğuyla bu prototipi diğer alanlara taşıma düşüncesiyle yola çıktığımız için Türkiye bizi bekliyor. Siyasi alanda; dikey yapılanmanın meydana getirdiği sıkıntıların sonucu olarak, herkes gücü yeteni ezmeye çalışmakta, emreden emredene bir tablo ortaya çıkmakta, bir siyasi liderin prensesim dediği Gençlik Kolları Başkanı haksızlık yapıldığı gerekçesiyle istifa etmekte, öte yandan yönetimler değişirken, bir grup başka grubu yemeğe çalışmaktadır. Neden? Kişisel menfaatler ve bireysel olarak ön plana çıkma çabası. İşte bu yüzden HTTP, Türk Siyasi Hayatı’ndan çok Türk insanının hayatında çok önemli yere sahip olacak. Lider sultasının olmadığı, iktidara gelmeyi beklemeden icraatlarına başlayacak, teknolojiyi kullanarak sivil insiyatifi hakim kılacak, samimi şekilde bir Büyük Türkiye, Hür Türkiye görmek isteyenlerin platformu olması yönüyle de HTTP'yi tüm Türkiye bekliyor. O zaman hızlanmak, daha hızlı çalışmak, projeleri şimdiden sıralamak gerekli.Öte yandan israflarıyla ünlü bir toplum olunca “Geri Kazanım” da çok büyük bir önem taşıyor. İlk olarak teknolojik kirliliği ortadan kaldırmak, kullanılmayan klavye, fare, monitör vb. toplayarak işe yarar hale getirmek, daha 2 gün önce Melih Çelik Bey’den duyduğum, bu ürünleri tuval olarak kullanan bir ressam ile görüşüp, ekonomiye kazandırmak, elde edilen geliri ise köylere ve okullara teknoloji götürmek için değerlendirmek. Hızlı davranmalıyız, Türkiye bizi bekliyor. Her ilde, her ilçede yetenekli ancak ekonomiye katılması sağlanamamış insanlar. Proje üretmeliyiz. Türkiye bizi bekliyor. Eğer; biz Türkiye’nin beklentilerine, kendi insanımızın sorunlarına çözüm olabilirsek, başlık değişecek. DÜNYA BİZİ BEKLİYOR!... Neden olmasın ki?!...

16 Mart 2004 tarihinde yazılmıştır.