Hilal Olabilmek

 

Birçoğumuz sahip olduğu değerlerin kıymetini anlamakta ne tembeliz. Yürüyoruz, koşuyoruz, konuşuyoruz, duyuyoruz, yazıyoruz ama mutlu olamıyoruz. Evimiz var, işimiz var, arabamız var mutlu olamıyoruz. En önemlisi dostlarımız var, kıymetini bilip de mutlu olamıyoruz.Hilal, yaşadığı hastalığa rağmen, annesini babasını kaybetmiş olmasına rağmen, hayatta mücadeleyi hiç bırakmadı. Cam hastalığına meydan okur gibi, bak ben web tasarım da öğrendim, MSN den saatlerce arkadaşlarımla sohbet edebiliyorum dedi adeta...
Bana çok şey öğretti, benim gibi birçok insana birçok şey öğretti. Sabırla işini yaptı, yardım isteyenlere yardım etti.
Bir kişi vefat ettiğinde, hep bu tarz sözlerle yolcu ediliyor belki de ama Hilal çok farklı. Çünkü Hilal, kendisine sıfırdan hatta eksiden bir hayat oluşturdu.
Hilal, birbirinin yüzünü görmemiş olmasına rağmen, birbirine güvenen insanların oluşmasını sağladı. İstanbul'da, Kayseri'de, Ankara'da O'nu seven insanlar, O'nun vefatıyla çok üzüldü, yıkıldı ama kendine geldi. Ve bu insanlar biraraya gelip, acaba Hilal için ne yapabiliriz sorusunu sordular.
İlk cevap Açık Gazete ve Dördüncü Kuvvet Medya'dan geldi. Bu gazetelerimiz, Hilal'in yazısına yer verdi ve Hilal artık, Açık Gazete'nin yazarı. Hem gönlümüzde, hem de internette her zaman yaşayacak olan Hilal Lüle için başka neler yapabiliriz sorusunu çok iyi sorgulamamız gerekiyor.
Hilal, içinde bulunduğu zorluklara rağmen kardeşlerine de bakıyordu. Onlara hem annelik, hem de babalık yapmaya çalışıyordu.
Şimdi, Hilal'i sevenler olarak bizim görevimiz, O'nun işlerine kaldığı yerden devam etmek, O'nun sorumluluklarını kendi omzumuzda bilmek, yeri doldurulması imkansız olan bu insanın yokluğunda sıkıntıların çıkmasına engel olmak.
İşte o zaman, O'nu anmış ve anlamış olacağız.
Düşünüyorum da, Hilal Olabilmek ne güzel, zorluklara, yokluklara göğüs gerebilmek, kendi işini yapabilmek, ailesine ve çevresine katkıda bulunmak, soru soranlara hiçbir şey beklemeden cevap verebilmek..

 

 

Hilal'i anlamak ve Hilal olabilmek ümidiyle...

 

 

 

 

19 Ekim 2005